Temas

İlk romanım olan Temas, yazımı yıllar süren bir kitaptır.

İlk kez 1997 yılında Aydın Doğan Edebiyat Ödülleri yarışması için yazmaya karar verdiğim Temas, işlerimin yoğunluğu nedeniyle yarışma tarihine kadar tamamlanamadı.

Yarışma tarihinin geçtiğini fark edince, romanımı bitirmek için duyduğum tüm heves ve motivasyon bir anda kaybolmuştu. Bu tarihten sonra müteakip defalar başlamış olduğum romanı bitirmek için denemeler yapsam da, odaklanmış olarak yazmaya asla devam edemedim. Yazmış olduğum elli-altmış sayfalık bölümü defalarca düzenlendim, pek çok kereler gözden geçirdim, bazı bölümler kazaya uğrayıp silindiler, yeniden yazmak zorunda kaldım ve sonunda bu romanın tarafımdan yazılmak istemediğine karar verip yazmayı bıraktım.

2010 yılında İstanbul’un keşmekeşinden kurtulup Antalya’ya yerleştiğimde, her şey birdenbire değişti. Yaşantımdan stresin çıkması, kitap yazmak için gerekli motivasyonumu yeniden kazanmama sebep olmuştu. Öyle ki, yıllarca ara verdiğim romanımı yaklaşık altı ay gibi bir sürede tamamladım ve biraz da şansla bastırmayı başardım.

Temas, binlerce yıl önce bir yanlışlık sonucu dünyaya düşmüş ve yüzlerce metre toprak altında kalmış devasa bir uzay gemisindeki vahşi ve saldırgan bir uzaylının uyanıp, yüzeye çıkmasını ve bunu takip eden olaylar dizisini anlatan bir roman… Antalya’nın Elmalı ilçesi civarında başlayıp, diğer ülkelerin de müdahil olmalarıyla tüm Antalya’da meydana gelen olaylarla gelişen olayların anlatıldığı Temas, edebi kaygılardan ziyade, sürükleyici bir anlatım tarzının seçilmiş olduğu bir bilim-kurgu ve aksiyon romanı.

Bunların sonucunda, Temas piyasaya çıktığında, tahminimden çok daha fazla ilgi gördü ve okuyuculardan oldukça fazla olumlu eleştiriler aldı.

Bu durum, içeriğini kafamda çoktandır şekillendirmiş olduğum ikinci romanımı yazmaya başlamak için fazlasıyla itici bir güç oldu ve Temas’ın piyasaya sürülmesini müteakip ikinci romanımı yazmaya başladım.

İkinci romanım olan Ölüm Adası bir başka yazının konusu…

Şimdilik hoşça kalın…

 

Bir cevap yazın